BaaS ve DRaaS Karşılaştırması: Şirketiniz İçin Hangi Model Daha Uygun

Modern iş dünyasında veriler şirketlerin en temel yapı taşını oluşturuyor. Bu varlıkları korumak her zamankinden daha fazla uzmanlık gerektiriyor. Çünkü siber saldırılar her geçen gün şekil değiştiriyor. Özellikle fidye yazılımları şirketleri doğrudan operasyonel krizlere sürüklüyor. Ayrıca donanım arızaları veya bölgesel elektrik kesintileri operasyonları aniden durdurabiliyor. Bu nedenle şirket yöneticileri teknoloji altyapılarını yeniden değerlendiriyorlar. Geleneksel güvenlik önlemleri artık tek başına bir çözüm sunmuyor. İşletmeler verilerini korumanın ötesine geçerek kesintisiz çalışmayı hedefliyorlar.

Bu noktada karşımıza iki güçlü bulut altyapısı çıkıyor. Bunlardan ilki Bulut Yedekleme Hizmeti yani BaaS teknolojisidir. İkincisi ise Felaket Kurtarma Hizmeti olarak bilinen DRaaS mimarisidir. Birçok bilgi işlem yöneticisi bu iki kavramı aynı teknoloji sanıyor. Oysa bu iki hizmetin kullanım amaçları ve sundukları çözümler birbirinden çok farklıdır. Birini diğerinin yerine kullanmak şirketler için stratejik hatalar doğuruyor. Doğru altyapıyı kurmak için bu iki hizmetin işleyişini çok iyi anlamak gerekiyor.

Bu makalede BaaS ve DRaaS karşılaştırması üzerine odaklanıyoruz. Her iki teknolojinin artılarını ve eksi yönlerini detaylıca ele alıyoruz. Şirketinizin ihtiyaçlarına en uygun modeli nasıl belirleyeceğinizi anlatıyoruz. Yabancı bulut sağlayıcılarının yarattığı yasal risklere değiniyoruz. En önemlisi DALNET altyapısının sunduğu üstün donanım teknolojilerinin iş sürekliliğinizi nasıl garanti altına aldığını adım adım aktarıyoruz. Üstelik bunu yaparken yüksek donanım kalitemizin detaylarına da iniyoruz.

Bulut Yedekleme (BaaS) Teknolojisi Nasıl Çalışır

Bulut Yedekleme Hizmeti temel olarak verilerinizin güvenli bir kopyasını şirket dışındaki bir veri merkezinde saklama işlemidir. Bu hizmet sektörel dilde Backup as a Service veya kısaca BaaS adıyla anılır. Şirketler geçmişte yedeklerini fiziksel kasetlere veya taşınabilir disklere kopyalardı. Daha sonra bu fiziksel cihazları banka kasalarında veya farklı ofislerde saklarlardı. Ancak bu yöntem son derece yavaş ve operasyonel olarak zordu. Bir kaset bozulduğunda veya kaybolduğunda tüm veriler silinirdi. Günümüzde BaaS teknolojisi bu eski yapıyı tamamen ortadan kaldırıyor.

BaaS modelinde sistem sunucularınızdaki verileri otomatik olarak bulut ortamına aktarır. Bu aktarım işlemi tamamen şifreli ve güvenli ağ bağlantıları üzerinden gerçekleşir. Sistemi bir kez yapılandırırsınız ve arka planda sessizce görevini yapar. Muhasebe kayıtlarınızı, müşteri veritabanlarınızı ve önemli belgelerinizi düzenli aralıklarla buluta kopyalarsınız. Bir çalışan dosyayı yanlışlıkla sildiğinde bu bulut kopyasından saniyeler içinde geri çağırırsınız.

BaaS Kullanmanın İşletmelere Sağladığı Faydalar

Bu hizmet şirketlere öncelikle büyük bir operasyonel rahatlık verir. Bilgi işlem ekipleri her sabah yedeklerin alınıp alınmadığını manuel olarak kontrol etmek zorunda kalmazlar. Sistem kendi kendine çalışır ve yöneticilere rapor üretir. Ayrıca ilk yatırım maliyetlerini tamamen sıfıra indirirsiniz. Kendi ofisinize büyük yedekleme sunucuları ve pahalı diskler satın almazsınız. Sadece kullandığınız depolama alanı kadar aylık bir ücret ödersiniz. Bu durum finans departmanları için bütçeyi son derece net hale getirir.

Buna ek olarak BaaS sistemleri verileri sıkıştırarak ve tekilleştirerek saklar. Bu yazılımsal teknoloji sayesinde ağ trafiğiniz gereksiz yere meşgul olmaz. Sistem sadece değişen yeni verileri buluta gönderir. Böylece internet bant genişliğiniz dolmaz ve diğer operasyonlarınız yavaşlamaz. Gelişmiş şifreleme algoritmaları sayesinde verileriniz bulut disklerinde tamamen okunamaz halde durur. Kötü niyetli kişiler bu disklere fiziksel olarak ulaşsa bile şifreyi çözemezler.

Sadece Yedek Almak Neden Her Zaman Yetmez

Bulut yedekleme hizmeti verilerinizi son derece başarılı bir şekilde korur. Ancak büyük çaplı bir donanım arızası anında operasyonlarınızı ayağa kaldırmak için tek başına yetersiz kalır. Çünkü BaaS sadece bir veri saklama deposudur. İçerisinde uygulamalarınızı çalıştıracak bir işlemci gücü veya bellek barındırmaz.

Diyelim ki ofisinizdeki ana muhasebe sunucusu yandı ve tamamen kullanılamaz hale geldi. Elinizde bulutta duran güncel bir yedek bulunuyor. Fakat bu yedeği üzerine yükleyip çalıştıracağınız fiziksel bir sunucunuz artık ofisinizde yok. Öncelikle yeni bir donanım sipariş etmeniz gerekir. Cihazın ofisinize ulaşması haftalar alabilir. Cihaz geldiğinde işletim sistemini sıfırdan kurarsınız. Daha sonra buluttaki terabaytlarca veriyi yavaş yavaş internet üzerinden yeni sunucuya indirirsiniz. Veritabanı ayarlarını yaparsınız ve kullanıcıları yeniden tanımlarsınız. Bu süreç günler hatta haftalar alır. Müşterileriniz bu süre boyunca size ulaşamaz. Rakipleriniz pazar payınızı hızla ele geçirir. İşte bu nedenle sadece veri yedeği almak kesintisiz çalışmak için yeterli değildir.

Felaket Kurtarma (DRaaS) Mimarisi ve İşleyişi

İş sürekliliğini sağlamak isteyen şirketler için asıl çözüm Felaket Kurtarma Hizmeti olarak bilinen DRaaS teknolojisidir. Bu sistem Disaster Recovery as a Service kelimelerinin baş harflerinden oluşur. DRaaS sadece verilerinizi yedeklemekle kalmaz. Aynı zamanda o verileri çalıştıracak eksiksiz bir bilgi işlem altyapısını başka bir şehirde sizin için hazır bekletir.

DRaaS mimarisini şirketinize ait tam donanımlı ve yedek bir sistem odası gibi düşünebilirsiniz. Ana veri merkezinizde her şey yolunda giderken bu yedek altyapı bekleme modunda durur. Üretim ortamınızdaki sunucuların birebir kopyası bu ikinci merkezde sürekli güncel tutulur. Ana sisteminizde bir veritabanı kaydı değiştiğinde sistem bu değişimi milisaniyeler içinde felaket kurtarma merkezine de yazar.

Kriz Anında DRaaS Nasıl Devreye Girer

Büyük bir altyapı krizini düşünelim. Şirket ağınıza yıkıcı bir siber saldırı ulaştı veya bölgenizde büyük bir elektrik trafosu yandı. Ana sunucularınız tamamen ulaşılamaz hale geldi. Eğer sadece BaaS kullanıyorsanız uzun sürecek bir geri yükleme süreci başlar. Ancak DRaaS kullanıyorsanız sistem otonom olarak veya sizin tek bir tıklamanızla hemen harekete geçer.

Bu sürece yük devretme yani İngilizce adıyla Failover adı verilir. DALNET altyapısında hazır bekleyen pasif sunucularınız saniyeler içinde aktif duruma gelir. Şirketinizin ağ trafiği otomatik olarak bu yeni merkeze yönlendirilir. Kullanıcılarınız veya müşterileriniz arka planda koca bir veri merkezinin çöktüğünü hissetmezler bile. E-ticaret siteniz satış yapmaya devam eder. Muhasebe departmanınız fatura kesmeyi sürdürür. Kısacası şirketiniz ticari hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam eder.

Bilmeniz Gereken İki Metrik RPO ve RTO

Felaket kurtarma stratejilerini kurgularken tüm yöneticilerin bilmesi gereken iki temel metrik vardır. Bu metrikler yapacağınız yatırımın başarısını doğrudan belirler.

Birinci metrik Kurtarma Noktası Hedefi olarak bilinen RPO değeridir. Bu değer felaket anında en fazla ne kadarlık veriyi kaybetmeyi göze aldığınızı gösterir. Sadece günlük yedek alıyorsanız RPO değeriniz yirmi dört saattir. Gece felaket yaşanırsa tüm günkü satış verileriniz silinir. DALNET DRaaS mimarisi gelişmiş kopyalama teknolojileri kullanır. Bu sayede RPO değerinizi saniyelere hatta milisaniyelere indiririz. Felaket anında neredeyse tek bir satır veriniz bile kaybolmaz.

İkinci metrik ise Kurtarma Süresi Hedefi olan RTO değeridir. Bu değer sistemleriniz çöktükten sonra operasyonların tekrar ne kadar sürede başlayacağını belirtir. Geleneksel yöntemlerde bu süre günleri bulur. DRaaS teknolojisi ile RTO süreniz dakikalara iner. Sunucularınız bulut ortamında hazır olduğu için sadece ağ yönlendirmesi yaparak sistemleri ayağa kaldırırsınız. Böylece zaman kaybını tamamen ortadan kaldırırsınız.

BaaS ve DRaaS Arasındaki Temel Farklar Nelerdir

Bu iki teknolojinin temel işleyişini anladıktan sonra aralarındaki farkları çok daha net görebiliriz. Şirketinizin stratejisini belirlerken bu farklar size kesin bir rehber olacaktır. Karar verme sürecinizi kolaylaştıracak temel ayrım noktalarını şu şekilde sıralayabiliriz.

Geri Yükleme Süreleri ve Kesinti Toleransı

BaaS sistemlerinde geri yükleme süresi internet bant genişliğinize ve indirdiğiniz verinin boyutuna bağlıdır. Terabaytlarca veriyi indirmek çok uzun zaman alır. Bu süreçte sistemleriniz kesinlikle kapalı kalır. DRaaS sistemlerinde ise veriyi indirmezsiniz. Sistem doğrudan verinin bulunduğu bulut sunucularında çalışmaya başlar. Dolayısıyla geri yükleme süresi sunucuların açılma süresi kadardır. Kesinti süresi neredeyse sıfıra yakındır.

Koruma Kapsamındaki Farklılıklar

BaaS sadece sizin seçtiğiniz dosyaları veya veritabanı kopyalarını korur. Ancak uygulamalarınızın ayarları veya işletim sistemi yapılandırmaları genellikle bu yedeğin içinde yer almaz. DRaaS ise tüm sunucu ortamını işletim sistemi ve ağ ayarlarıyla birlikte eksiksiz bir paket olarak kopyalar. Sadece veriyi değil o veriyi çalıştıran ekosistemi de güvence altına alırsınız.

Maliyet ve Altyapı İhtiyaçları

BaaS en uygun maliyetli çözümdür. Çünkü sadece bulut üzerinde depolama alanı tüketirsiniz. İşlemci veya bellek maliyeti ödemezsiniz. DRaaS ise daha kapsamlı bir yatırımdır. Verilerin depolanmasına ek olarak olası bir felakette çalışacak sunucuların işlemci ve bellek kaynakları için de belirli bir ödeme yaparsınız. Ancak geleneksel donanım satın alma maliyetleriyle kıyaslandığında DRaaS oldukça ekonomik ve esnek bir modeldir.

Yabancı Bulut Sağlayıcıları Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

İşletmeler yedekleme veya felaket kurtarma araştırması yaparken genellikle akıllarına ilk olarak küresel bulut devleri gelir. Yabancı şirketlere yönelmek kağıt üzerinde cazip görünebilir. Ancak Türkiye pazarında faaliyet gösteren işletmeler için bu küresel sağlayıcılar ciddi yasal ve finansal riskler barındırır. Bu riskleri görmezden gelmek şirketleri büyük hukuki krizlere sürükler.

KVKK ve Veri Yerleşimi Kuralları

Türkiye Cumhuriyeti yasaları vatandaşların kişisel verilerinin korunması konusunda son derece nettir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gereği şirketlerin topladığı müşteri bilgileri yurt dışındaki sunuculara aktarılamaz. Küresel bulut sağlayıcılarının veri merkezleri genellikle Avrupa veya Amerika bölgesinde bulunur.

Müşterilerinizin fatura bilgilerini veya hastalarınızın sağlık kayıtlarını bu global sistemlere yedeklerseniz yasaları doğrudan çiğnemiş olursunuz. Milyonlarca müşteriden tek tek yurt dışı aktarım onayı almanız fiilen imkansızdır. Olası bir devlet denetiminde şirketiniz devasa idari para cezaları ile karşı karşıya kalır. Buna bağlı olarak şirketinizin itibarı ciddi şekilde zedelenir.

Ağ Gecikmesi Sorunları

Küresel firmaların sunucuları Türkiye sınırları dışında olduğu için ciddi bir ağ gecikmesi yaşanır. Özellikle DRaaS senaryolarında bu durum büyük bir problem yaratır. İstanbul ofisinizden Almanyadaki bir veri merkezine sürekli senkronizasyon yapmak bant genişliğinizi zorlar. Ağ paketleri binlerce kilometre yol kat ederken aralarda gecikmeler oluşur. Bu gecikmeler veritabanı bütünlüğünü bozar ve sistemlerin eşzamanlı çalışmasını engeller.

Dalgalanan Döviz Kurları ve Fatura Sürprizleri

Küresel devler genellikle kullandığın kadar öde mantığıyla çalışırlar. Ancak arka planda çok karmaşık faturalandırma kuralları uygularlar. Özellikle buluttan veri indirme işlemi için sürpriz ücretler talep ederler. Felaket anında verilerinizi geri çağırmak istediğinizde binlerce dolarlık şok faturalarla karşılaşırsınız. Kur dalgalanmaları nedeniyle teknoloji bütçenizi sabit tutmak tamamen imkansız hale gelir.

DALNET Altyapısıyla İş Sürekliliği Nasıl Sağlanır

Şirketinizin varoluşunu şansa veya sürprizlerle dolu küresel sistemlere bırakamazsınız. Tamamen yerli mühendislikle kurulan DALNET altyapısı BaaS ve DRaaS hizmetlerini en üst düzey güvenlik standartlarıyla sunar. Geleneksel hizmet sağlayıcılardan ayrıştığımız en temel nokta kullandığımız donanım kalitesi ve sunduğumuz hukuki güvencelerdir.

DALNET mimarisinin şirketinize katacağı teknik üstünlükleri detaylıca inceleyelim. İşletmenizin teknoloji kaslarını nasıl güçlendirdiğimizi sırasıyla anlatalım.

Yerli Veri Merkezleri ve Tam Hukuki Uyum

DALNET altyapısındaki tüm yedekleriniz ve felaket kurtarma sunucularınız Türkiye sınırları içerisindedir. Veri merkezlerimiz İstanbul ve Ankara gibi kritik noktalarda yer alır. Bu sayede verileriniz hiçbir zaman yurt dışına çıkmaz. KVKK zorunluluklarını ve sektörel kuralları baştan sona eksiksiz bir şekilde karşılarsınız. Yasal denetimlerden sorunsuz bir şekilde geçersiniz. Hukuki riskleri tamamen ortadan kaldırırsınız.

Düşük Gecikme ile Kesintisiz Çalışma

Coğrafi yakınlığımız sayesinde ağ gecikmesi sorununu tamamen çözüyoruz. Sistemlerimiz bir ile on milisaniye arasında tepki verir. Bu muazzam hız sayesinde veritabanı senkronizasyonlarınız kusursuz bir şekilde eşzamanlı çalışır. Felaket anında sistemler aktif olduğunda personeliniz uzak sunucularda çalıştığını hissetmez. Klavye ve fare hareketleri ekrana anında yansır. Dolayısıyla iş verimliliği hiçbir şekilde düşmez.

Yüksek Performanslı NVMe Disk Kullanımı

Felaket anında dakikalar bile çok değerlidir. İşletim sistemlerinin açılması ve veritabanlarının hizmet vermeye başlaması disk hızına doğrudan bağlıdır. Standart hizmet sağlayıcılar maliyeti düşürmek için genellikle yavaş dönen eski tip diskler kullanırlar. DALNET sistemlerinde böyle bir yavaşlığa kesinlikle yer vermiyoruz.

Altyapımızın tamamını kurumsal sınıf yüksek performanslı NVMe disk mimarisi üzerine inşa ettik. Bu yeni nesil diskler saniyede gigabaytlarca veriyi okuma ve yazma kapasitesine sahiptir. Felaket anında sunucularınız aktif edildiğinde devasa muhasebe yazılımlarınız veya e-ticaret veritabanlarınız saniyeler içinde açılır. Veriye erişim hızınızı sınırların ötesine taşırsınız.

Güçlü İşlemcilerle Stabil Performans

Yedeklenen sistemlerin ayağa kalkması sadece disk hızıyla bitmez. Aynı anda sisteme giren yüzlerce kullanıcının yarattığı matematiksel hesaplamaları yönetecek devasa bir işlemci gücüne ihtiyaç duyarsınız. Zayıf işlemciler kullandığınızda sistemler felaket anında kilitlenir ve kullanılamaz hale gelir.

Sunucularımızda pazarın en güçlü mimarisi olan yeni nesil Xeon Gold ve Platinum serisi işlemcileri kullanıyoruz. Bu işlemciler devasa önbellekleri sayesinde karmaşık veritabanı sorgularını aynı anda rahatlıkla işler. Şirketinizin yazılımları en zorlu kriz anlarında bile performansından asla ödün vermez.

Sürprizsiz ve Sabit Fiyatlandırma Modeli

DALNET olarak karmaşık fatura oyunlarına veya sürpriz veri indirme ücretlerine kesinlikle karşıyız. Şirketinize ihtiyacınız olan altyapı için sabit ve net bir fiyat sunarız. Hizmetlerimizi aylık veya yıllık sözleşmelerle kurumsal bir güvence altına alırız. Felaket anında verilerinizi kurtarmak için ekstra ücret ödemezsiniz. Finans departmanınız bütçesini net bir şekilde bilir ve güvenle planlama yapar. Böylece tasarruf oranınızı ciddi seviyelere çıkarırsınız.

Siber Saldırılara Karşı Değiştirilemez Yedekleme Teknolojisi

Siber saldırıların en yıkıcı olanı şüphesiz fidye yazılımlarıdır. Bilgisayar korsanları sisteminize sızdıklarında artık sadece canlı verilerinizi şifrelemekle yetinmiyorlar. İlk olarak ağınızdaki yedekleme sunucularını arayıp buluyorlar. Çünkü yedeklerinizi yok etmezlerse fidyeyi ödemeyeceğinizi çok iyi biliyorlar. Tüm yedeklerinizi şifreledikten sonra size şantaj yapmaya başlıyorlar. Kendi ofisinizde aldığınız geleneksel yedekler bu tür saldırılara karşı tamamen savunmasız kalıyor.

DALNET bu yıkıcı senaryoyu gelişmiş mimarisiyle baştan engeller. BaaS ve DRaaS altyapımızda Değiştirilemez Yedekleme teknolojisini kullanıyoruz. Bu sistem verilerinize aşılmaz bir kilit vurur.

Yedekleriniz DALNET bulutuna aktarıldığında bu verilere salt okunur bir özellik atanır. Belirlediğiniz koruma süresi boyunca bu veriler kesinlikle silinemez ve üzerlerine yeni bir veri yazılamaz. İçeri sızan bir korsan en yetkili şifrenizi çalıp yedekleme panelinize girse dahi DALNET üzerindeki yedeklerinizi şifreleyemez. Fidyeciler sisteminizi kilitlese bile onlara tek kuruş ödemezsiniz. Temiz ve kilitlenmiş yedeklerinizden saniyeler içinde sisteminizi geri döndürürsünüz.

İşletmenize Uygun Stratejiyi Seçme Adımları

Teknolojinin detaylarını öğrendikten sonra en önemli aşamaya geçiyoruz. Şirketinizin iş modeline en uygun yatırım stratejisini belirlemek son derece önemlidir. Yanlış hizmeti seçmek bütçenizi israf edebilir veya sizi tehlikeye atabilir. Seçim yaparken şu kriterleri göz önünde bulundurmalısınız.

Öncelikle şirketinizin tahammül edebileceği kesinti süresini net bir şekilde hesaplamalısınız. Eğer e-ticaret yapan bir firmaysanız sitenizin bir saat kapalı kalması büyük bir ciro kaybı demektir. Bu durumda sadece BaaS kullanmak sizin için büyük bir risktir. Kesinlikle DRaaS mimarisine geçmeli ve kurtarma sürenizi dakikalara indirmelisiniz.

Eğer bir üretim fabrikasıysanız ve üretim bandınız tamamen dijital sistemlere bağlıysa bir sunucu arızası tüm fabrikayı durdurur. İşçiler boşta bekler ve teslimatlar gecikir. Böylesi bir yapı için yine DRaaS vazgeçilmez bir zorunluluktur. DALNET yedek sunucularınızı hazırda bekleterek üretimin durmasını tamamen engeller.

Ancak geçmişe dönük yasal zorunluluklar gereği uzun süre saklamanız gereken fatura dosyalarınız veya eski arşivleriniz varsa bunlar için DRaaS kullanmak bütçenizi yorar. Bu statik ve aciliyeti olmayan veriler için BaaS modelini kullanmalısınız. DALNET bulutunda bu dosyaları son derece ekonomik bir şekilde saklar ve güvence altına alırsınız.

Çoğu başarılı şirket aslında bu iki teknolojiyi birlikte kullanır. Muhasebe ve e-ticaret sunucuları gibi öncelikli sistemler için DRaaS altyapısı kurarlar. Eski e-postalar veya nadir kullanılan dosya sunucuları için ise BaaS hizmeti konumlandırırlar. Bu sayede hem maksimum güvenlik elde edersiniz hem de maliyetleri en verimli seviyede tutarsınız.

Sorunsuz Veri Taşıma ve Geçiş Süreci

İşletmeler genellikle yeni bir sisteme geçerken operasyonlarının aksayacağından çok çekinirler. Yedekleme ayarlarını yapmanın günlerce süreceğini veya mevcut sunucuların yorulacağını düşünürler. DALNET olarak bu geçiş sürecini tamamen pürüzsüz ve stressiz bir deneyime dönüştürüyoruz.

Uzman sistem mühendislerimiz şirketinizin mevcut altyapısını dikkatlice inceler. Sunucularınızın veri boyutunu ve günlük değişim oranlarını hesaplarız. Size en uygun kapasiteyi ve bant genişliğini belirleriz. Sunucularınıza kurulan küçük ajan yazılımlar sayesinde mevcut sistemlerinizi asla yormayız.

İlk tam yedekleme veya kopyalama işlemi genellikle gece saatlerinde veya hafta sonu başlar. Bu süreçte personeliniz günlük işlerine kesintisiz devam eder. Verileriniz şifreli ağlar üzerinden DALNET veri merkezlerine güvenle akar. Kurulum tamamlandıktan sonra test uzmanlarımız sistemi kontrol eder. Olası bir felaket senaryosu sanal ortamda simüle edilir ve sistemin ayağa kalktığı onaylanır. Böylece yaptığınız yatırımın gerçekten çalıştığından emin olursunuz.

Bütün bu süreç boyunca asla yalnız kalmazsınız. Herhangi bir sorunuz olduğunda veya yeni bir sunucu eklemek istediğinizde uzman destek ekibimiz size hemen yardımcı olur. Otomatik cevap veren robotlarla değil işini gerçekten iyi bilen mühendislerle konuşursunuz.

Sonuç olarak dijitalleşen dünyada verilerinizi sadece kendi ofisinizde tutmak şirketinizi büyük bir riske atmak demektir. Donanım arızaları her an yaşanabilecek bir gerçektir. Siber saldırganlar her geçen gün daha organize hale geliyorlar. İşletmenizin varoluşunu bu risklere teslim etmemelisiniz.

Kapasitesi yetersiz sunucu odalarından ve sürpriz faturalar çıkaran küresel firmalardan uzak durmalısınız. Hukuki riskleri sıfırlayan tamamen yerel ve yüksek performanslı çözümlere yönelmelisiniz. Yeni nesil disklerin hızından faydalanmalı ve güçlü işlemcilerle sistemlerinizi saniyeler içinde ayağa kaldırmalısınız.

İşletmenizin tam ihtiyacı olan koruma mimarisini bugün hemen kurmalısınız. Türkiye veri yerleşimi kurallarına tam uyumlu performansa sahip ve öngörülebilir maliyetler sunan DALNET altyapısıyla vakit kaybetmeden tanışmalısınız. İş sürekliliğinizi bir sorun olmaktan çıkarıp şirketinizin en büyük güvencesi haline getirmelisiniz.

İşletmenize en uygun felaket kurtarma senaryolarını keşfetmek ve detaylı altyapı analizimizden faydalanmak için bizimle iletişime geçin. Ücretsiz danışmanlık fırsatından yararlanmak için hemen harekete geçin. Böylece işletmenizi dijital dünyada tüm tehlikelere karşı koruyabilir ve rakiplerinizin ötesine güvenle taşıyabilirsiniz.

İlgili İçerikler

Daha Fazla İçerik