Yazılım dünyasında hız, bazen kaliteden bile daha önemli bir rekabet avantajı haline gelebiliyor. Bir fikriniz var, frontend becerileriniz harika ama backend, veritabanı yönetimi, yetkilendirme (Auth) ve sunucu güvenliği konuları sizi yavaşlatıyor mu? İşte burada Backend-as-a-Service (BaaS) çözümleri devreye giriyor.
Artık “backend yazmaya vaktim yok” diyen geliştiriciler için piyasada iki dev isim var: Supabase ve Appwrite. Bu yazıda, her iki platformun da derinliklerine inecek, hangisinin sizin projeniz için “can kurtaran” olacağını tarafsız bir şekilde analiz edeceğiz.
BaaS Nedir? Neden Kullanmalıyız?
Geleneksel bir uygulamada backend kurmak; bir sunucu kiralamak, işletim sistemi kurmak, veritabanını yapılandırmak, API uç noktalarını (endpoints) yazmak ve güvenliği sağlamak demektir. BaaS platformları ise tüm bu altyapıyı size hazır bir paket olarak sunar. Siz sadece frontend (arayüz) kodunuza odaklanırsınız ve hazır SDK’lar (yazılım geliştirme kitleri) üzerinden veritabanınıza bağlanırsınız.
Supabase: PostgreSQL’in Gücü ve PostgREST Zekası
Supabase, kendisini “açık kaynaklı Firebase alternatifi” olarak konumlandırsa da aslında bundan çok daha fazlası. Supabase‘in kalbinde, yazılım dünyasının en güvenilir ilişkisel veritabanı olan PostgreSQL yatıyor.
- PostgREST Teknolojisi: Supabase’in en büyüleyici özelliği, siz veritabanında bir tablo oluşturduğunuzda size anında bu tablo için bir API sunmasıdır. Kod yazmanıza gerek kalmadan verileri çekebilir, güncelleyebilir veya silebilirsiniz.
- Real-time DB: Soketlerle uğraşmadan, veritabanındaki bir değişiklikten frontend uygulamanızın anında haberdar olmasını sağlayabilirsiniz. Sohbet uygulamaları veya canlı bildirimler için bu paha biçilemez bir özelliktir.
- Auth Management: Kullanıcı kayıt, giriş, e-posta doğrulama ve sosyal medya (Google, GitHub vb.) girişleri Supabase panelinde sadece birkaç tıklama uzaklığındadır.
Supabase, ilişkisel veri (relational data) ile çalışan projeler için mükemmeldir. Eğer karmaşık SQL sorguları, tablolar arası ilişkiler ve katı veri yapıları gerekiyorsa, Supabase sizin doğal habitatınızdır.
Appwrite: Esneklik ve Self-Hosted Özgürlüğü
Appwrite, geliştirici deneyimine odaklanan ve “sadece çalışan” bir backend sunan bir başka dev. Supabase’e göre en belirgin farkı, mimarisinin Docker üzerine kurulu olmasıdır.
- Self-hosted Backend Alternatives: Appwrite’ı kendi sunucunuza kurmak inanılmaz derecede kolaydır. Verilerinizin kontrolünün tamamen sizde olmasını istiyorsanız, Appwrite size bu özgürlüğü verir.
- Dil Desteği: Appwrite’ın SDK’ları çok geniş bir dil yelpazesine yayılmıştır. Flutter, Vue, React, Swift, Android ve daha fazlası için mükemmel bir uyum sergiler.
- Hobi Dostu: Appwrite, küçük ve orta ölçekli projeler için çok daha düşük kaynak tüketimi ile çalışabilir. Ayrıca arayüzü (Dashboard), teknik detaylara boğulmadan projenizi yönetmenizi sağlar.
Hangisini Seçmeli? Bir Yol Haritası
Karar verirken projenizin yapısını göz önünde bulundurmalısınız:
- İlişkisel Verileriniz Varsa: Eğer “A tablosu B tablosuna bağlı olsun, karmaşık SQL join’ler yapayım” diyorsanız, kesinlikle Supabase seçmelisiniz. PostgreSQL altyapısı size sonsuz bir esneklik sunar.
- Hız ve Mobil Odaklıysanız: Eğer hızlıca bir mobil uygulama veya web prototipi çıkarmak istiyorsanız, Appwrite‘ın sunduğu basitlik ve hazır araçlar işinizi çok kolaylaştıracaktır.
- Maliyet ve Kontrol: Verilerinizi kendi sunucunuzda (On-premise) tutma zorunluluğunuz varsa, Appwrite’ın Docker tabanlı yapısı size daha tanıdık gelecektir.
BaaS Kullanmanın Riskleri Var mı?
Nötr Yaklaşım: BaaS kullanmak harikadır ama “vendor lock-in” (bir sağlayıcıya bağımlı kalma) riskini de beraberinde getirir. Ancak Supabase ve Appwrite’ın açık kaynaklı olması, bu riski minimize eder. Yarın bir gün platformlar kapansa bile (ki bu pek olası değil), kodunuzu ve verinizi alıp kendi sunucunuzda devam ettirebilirsiniz.
Sonuç: Backend yazmak keyifli bir iş olsa da, ticari projelerde zaman paradır. 2026’da bir backend mühendisi istihdam etmek yerine, Supabase veya Appwrite ile projenizi bir haftada canlıya alabilirsiniz. Backend yazmayın, uygulamanızı geliştirin!


